Moleküler Biyoloji ve Genetik Okuyanların Seçebileceği Alanlar #1

Son yıllarda artan üniversite ve bölüm sayısıyla birlikte üniversitelerde en çok gördüğümüz bölümlerin başında moleküler biyoloji ve genetik geliyor. Haliyle bu bölümde okuyan öğrenci sayısı da ve bu bölümden mezun olanların sayısı da son zamanlarda artmaya başladı.

Daha önce bu bölümle ilgili aklınıza gelebilecek hemen hemen her şeyden oldukça ayrıntılı bir şekilde bahsettiğim Moleküler Biyoloji ve Genetik Okumak isimli yazıda da mezun olduktan sonra devam edebileceğiniz alanları sıralamıştım.

Eğer bu bölümü düşünüyorsanız;

  • MBG Okuyanların Lisanstayken Yapması Gerekenler,  MBG hakkında en son yazdığım yazı. Eğer bu bölümü okurken neler yapmanız gerektiğini merak ediyorsanız bu yazımı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. İnanın bu bilgileri kimse size vermeyecek. Ben bu yazımda kendi tecrübelerime dayanarak 10 madde halinde sizlerle paylaşıyorum.

  • Moleküler Biyoloji ve Genetik Okumak adlı yazımı bu bölüm hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak için,
  • Akademi ve İngilizce adlı yazımı, MBG okuyan ya da okumayı düşünenlerin aklında İngilizce ile ilgili soru işareti varsa ve İngilizce’nin bu alandaki yerini öğrenmek için,
  • MBG Okumak İsyetenlerin Aklındaki Deli Sorular #1  adlı yazımı bu bölüm hakkında bana sorulan sorular ve verdiğim cevapları okuyup bölüm hakkında daha çok bilgi sahibi olmak için,
  • MBG Okumak İsyetenlerin Aklındaki Deli Sorular #2  adlı yazımı yine bu bölüm hakkında bana sorulan sorular ve verdiğim cevapları okuyup bölüm hakkında daha çok bilgi sahibi olmak için,
  • Temel Bilim Okuyanların Mezun Olmadan Yapması Gereken 5 Şey adlı yazımı MBG okurken nelere önem vermeniz gerektiğini şimdiden öğrenmek için okumanızı tavsiye ederim.
  • Bu bölümü okuyanlar için ekstra önemli olduğunu düşündüğüm için Erasmus Yapmak İçin 10 Sebep adlı yazımı, Erasmus hakkındaki düşüncelerimi öğrenmek için okuyabilirsiniz. Çünkü sık sık söylediğim gibi MBG okuyan biri için yurtdışı her zaman söz konusu olacak.

Mezun olduktan sonra akademik olarak; yüksek lisans ve doktora ile kariyerinize devam etme şansınız olmakla birlikte ‘ben direk iş hayatına atılmak istiyorum’ diyorsanız da biyoteknoloji ve ilaç firmalarında çeşitli pozisyonlar ile genetik tanı merkezlerinde veya tüp bebek merkezlerinde aynı şekilde farklı pozisyonlarda insan hastalıklarıyla ilgili olmak üzere değişik alanlarda devam edebilmek mümkün.

Daha önce burada da bahsettiğim gibi henüz lisans eğitiminize devam ediyorken birkaç farklı alanı deneyimlemek amacıyla stajlar yaparsanız ve üniversitenizdeki araştırma laboratuvarlarında çalışmaya başlarsanız büyük bir ihtimalle ilerisi için çalışmak isteyeceğiniz alanları veya en azından ‘kesinlikle çalışmam’ dediğiniz alanları belirleyebilirsiniz. Öğreniminiz boyunca katılacağınız bu araştırma çalışmaları aslında kariyerinizin en önemli basamağı. Geleceğiniz için size en doğru ve en mantıklı kararları vermenizi sağlayacak bir yol gösterici olacak.

Gelelim akademik devam etmek isteyen bir moleküler biyoloji ve genetik öğrencisinin yönlenebileceği alanlara. Sizin için işleri daha da kolaylaştırmak için alanları genel olarak iki ana gruba ayırabiliriz: Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri olarak. Türkiye’deki enstitüleri incelediğinizde de zaten bu şekilde ayrıldığını göreceksiniz. Ülkemizdeki üniversiteler arasından tıp fakültesi içerenler genelde sağlık bilimleri enstitüsüne sahip oluyor. Boğaziçi Üniversitesi veya ODTÜ gibi fen bilimleri ve mühendislik fakültelerine sahip üniversiteler ise genelde fen bilimleri enstitüsüne bünyelerinde yer veriyor.

Fen Bilimleri Enstitülerinde yer alan araştırma alanları çok geniş bir yelpazeye sahip olmakla birlikte daha çok ‘temel çalışmalar’ dediğimiz ve birçok model organizma ile çalışılan; mekanizmaların, hastalıkların, mikroorganizmaların, genomik ve proteomik yapıların, gelişim ve yapısal biyolojinin araştırıldığı alanlardır. Bu fen bilimleri alanlarını çok daha ayrıntılı bir şekilde daha sonraki yazılarımda anlatıyor olacağım.

Biraz olsun ufkunuzu açmak ve seçim yapmanızı kolaylaştırabilmek amacıyla bu yazımda sizlere Sağlık Bilimleri Enstitülerinde moleküler biyoloji ve genetik bölümünden mezun olduktan sonra çalışabileceğiniz alanlardan ayrıntılı bir şekilde bahsedeceğim. Sağlık bilimleri alanındaki araştırmalar aslında temel olarak insanı ve insan hastalıklarını hedef alan çalışmalar oluyor. Siz de eğer ‘Ben kesinlikle insan ile uğraşmalıyım ve direk insan temelli bir şey çalışmalıyım’ diyorsanız sağlık bilimleri doğru bir tercih olabilir.

Mesela bakterilerle ya da bitkilerle uğraşmak istemiyor olabilirsiniz. Ya da her ne kadar nihai hedefi insan ile ilgili mekanizmaları aydınlatmak amacı taşısa da model organizmalar ile değil her aşamasında insanı içeren bir çalışma yapmak istiyorsanız sağlık bilimleri alanını tavsiye ederim.

Peki bu alanlar tam olarak neler ve ne tür çalışmaları içeriyor? Şimdi bunlardan bahsedelim.

1. Kanser / Onkoloji

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en çok çalışılan araştırma alanların başında kanser çalışmaları geliyor. Sağlık bilimleri enstitülerinde onkoloji anabilim dalı olarak yer alıyor ve bunun alt bölümleri olarak da kanser biyolojisi, genetiği, biyokimyası, patolojisi, etiyolojisi gibi farklı alt yapılara sahip öğrenciler için seçilebilecek bölümler bulunuyor.

Kanser çalışmaları moleküler biyoloji çalışmalarını kapsayabilir. Açıkçası Türkiye’de kanser moleküler mekanizmaları çalışılan çok fazla enstitü bulamayabilirsiniz belli başlı birkaç özel üniversite dışında. Bunun sebebi, kanserin moleküler mekanizmalarının araştırılması için gerekli olan ileri derece bilginin, tecrübenin, olanağın ve bu alanda PhD’sini tamamlamış bilim insanlarının sadece belli başlı üniversiteler tarafından sağlanabiliyor olması. Aslında ileri derecede bu imkanları gerektiren bütün alanlar için durum bu şekilde.

    • Bunun yanında kanser çalışmaları için moleküler biyoloji ve biyokimya çalışmaları genellikle birlikte yürütülüyor. Biyokimya çalışmaları genellikle kanserle ilişkili sinyal yolaklarının araştırılması ve keşfedilmesi şeklinde oluyor. Kansere sebep olan veya ilerlemesinde ortaya çıkan çeşitli mutasyonlar ve bu mutasyonların meydana gelmesiyle de değişen bir takım sinyal mekanizmaları var. Bu mekanizmalar çok fazla olmakla birlikte neredeyse bütün kanser türlerine göre değişiyor. Dolayısıyla kanser için çok fazla anlaşılmayan ve araştırılan mekanizmalar var. Bu sebeple de moleküler biyoloji ve biyokimya çalışmaları çok geniş bir alanı kapsıyor.
    • Genetik çalışmalar ise birçok enstitüde bulabileceğiniz bir alan. Sağlık bilimleri enstitüsü bünyesinde kanser veya onkoloji enstitüsünde kanser genetiği bölümü olarak yer alıyor. Veya ‘Tıbbi Genetik’ bölümü olarak da alanı bütün hastalıkları ve genetik çalışmaları kapsayan ayrı bir bölüm olarak da bulunuyor. Kanser genetiği temel olarak kansere sebep olan mutasyonların araştırıldığı bir çalışma alanı. Genom analizleri, polimorfizim çalışmaları, gen susturma gibi çalışmalar ve daha fazlası yapılıyor.
  • Kanser araştırmaları hücre kültürü çalışmalarını içeren fizyoloji bölümlerinde de yürütülüyor. Flow Cytometry denilen hücre kültürü çalışmalarında kullanılan cihazı bulunduran enstitülerde kanser ile ilgili mekanizmalar hücre hatlarında çalışılıyor. Ancak bu ülkemizde de belli başlı enstitülerde bulabilecek bir imkan.

2. Sinirbilim / Nöroloji

Sinirbilim çalışmaları hemen hemen bütün sağlık bilimleri enstitüsü içeren üniversitelerde bulunuyor. Ayrıca fen bilimleri enstitülerinde de en çok çalışılan alanlardan. Yine aynı şekilde nörolojik hastalıklar ile ilgili moleküler mekanizmalar, sinyal yolakları, genetik çalışmaları sağlık bilimleri enstitülerinde çalışılıyor. Nörolojik hastalıkların deney hayvanları ile modellemesi ve moleküler ile genetik çalışmalarla desteklenmesi şeklinde sinirbilim araştırılmaları yapılıyor. Deney hayvanları kullanımı en yaygın alanlardan biri diyebilirim. Bu nedenle deney hayvanları kullanımı sertifikası da almanız gerekecek eğer bu alanda devam etmek isterseniz.

3. İmmünoloji

Sağlık bilimleri enstitülerindeki immünoloji bölümlerinde immün hastalıklar veya immün sistem ile ilgili mekanizmalar çalışılıyor. Özellikle immün hücre çalışmaları yapıldığından flow cytometry bu bölümde çok kullanılıyor. Kan ve serumla çalışmak ile ilgili bir sorununuz yoksa ve hücre çalışmalarını seviyorsanız tercih edebilirsiniz.

Hücre çalışmalarının yanında moleküler mekanizmalar veya genetik mühendisliği yöntemleriyle immün hücrelerinin diğer hastalıklar için kullanılması hedeflenen araştırmalar da epey fazla. Kanser gibi immün sistemin dahil olduğu hastalıklar için immünoloji bütün dünyada inanılmaz büyük bir hedef olmuş durumda. Türkiye’de de bu alandaki çalışmalar son yıllarda başladı diyebiliriz ancak bu alanda katledilecek hala çok yolumuz var önümüzde.

4. Histoloji ve Embriyoloji

Temel olarak hücre kültürü tekniklerini, kök hücre ve immünohistokimya çalışmalarını içeren bu bölümde hücre, doku ve organlar konusunda kapsamlı bir bilgi sahibi oluyorsunuz. Biyokimya, patoloji ve tüp bebek laboratuvarlarında araştırmalar yürütülüyor ve mezunlar tüp bebek merkezlerinde uzmanlaşabiliyor veya akademik olarak da devam edebiliyorlar.  Bu alana spesifik olan belli başlı teknikler özellikle bu bölümdeki öğrencilere hitap ediyor ve bunları diğer enstitülerde de öğrenmek ve uygulamak mümkün değil. Diğer bölümlere kıyasla çalışma ve uygulama alanı daha spesifik olan bir alan.

Moleküler biyoloji ve genetik bölümünden mezun olanlar için;

    • Ülkemizdeki hemen hemen bütün sağlık bilimleri enstitülerinde bulabileceğiniz alanları gelecek yazılarımda sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Üniversitelerin tıp fakültesine ve kendi üniversite hastanesine sahip olanları çoğunlukla sağlık bilimleri enstitüsünü de bünyesinde bulunduruyor. Bu durum birçok açıdan oldukça avantajlı çünkü sağlık bilimleri alanlarının hepsinde insan ile ilgili çalışmalar yürütüldüğünden çalışmalar için gereken insan örnekleri üniversitelerin kendi hastaneleri sayesinde kısmen daha kolay bir şekilde temin ediliyor.
  • Eğer çalışmanızda doku, serum kan vb. gibi insan örnekleri kullanacaksanız insan örnekleri kullanımı için etik onayalmanız gerekiyor. Eğer çalışmanızda bir hayvan modellemesi yapacaksanız ise deney hayvanları sertifikasına sahip olmanız gerekiyor. Yüksek öğreniminize devam ederken hayvan çalışmaları yapmak isteyeceğinizi düşünüyorsanız belki de henüz lisans eğitiminizi alırken bu deney hayvanları sertifikanızı almak size ileride zaman kazandıracaktır.

Teknik olarak moleküler biyoloji, biyokimya, genetik, hücre ve doku kültürü tekniklerinin birçoğunu çalışmalarınızda hep çalışacaksınız. Bu sebeple lisans eğitiminiz boyunca yaptığınız stajlarla mümkün olduğunca teknik öğrenmeye ve tecrübe kazanmaya çalışmanız ilerisi için çok faydalı olacaktır.

Siz de ileride akademik kariyerine devam etmek isteyip sağlık bilimleri enstitüsünde yüksek lisans ve doktora yapmak istiyorsanız umarım bu yazıyla birlikte alanları daha iyi tanımanıza yardımcı olabilmişimdir. Eğer aklınıza takılan başka sorular varsa yorumlarda yazarak benimle paylaşabilirsiniz.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 yorum “Moleküler Biyoloji ve Genetik Okuyanların Seçebileceği Alanlar #1”